DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Yerel seçimlere damga vurmaya hazırız

ANKARA- Genel Kurul'da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yerel seçimlere “Kazan-kazan” formülü ile gireceklerini belirterek, “Biz 3. Yol siyasetimizle 2024 yılı seçimlerine de damga vurmaya hazırız” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri başlayan 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi görüşmelerinde konuştu.

İlk olarak söz alana Bakırhan, konuşmasına Kürtçe başladı. Halkı ve cezaevlerinde bulunan tutsakları Kürtçe selamlayan Bakırhan, “Selam ‘Jin jiyan azadî’ felsefesini takipçisi olanlara. Selam olsun demokrasi ve hakikat yolunun emeğine…” dedi. Bu sırada Meclis’i oturumu yöneten Numan Kurtulmuş, “Burası Türkiye Cumhuriyeti, ifadelerini Türkçe de söyleyin. Biz de anlayalım” şeklinde ifadeler kullandı.

TERCİHLERE BAĞLI

Ortadoğu yanı sıra dünya genelinde yaşanan dengelere işaret e den Bakırhan, bu nedenle dünya halklarının savaş, ekonomik kriz, göç ve gözyaşı yaşadığını ifade etti. Bakırhan, “Bugün yaşananlar, adı konmamış bir 3. Dünya Savaşıdır. Sistem içi çekişmelerin bir doyuma ulaştığı, bölgesel ve yerel düzeyde tarihin hızlandığı, enerji koridorları üzerinden yeniden dizayn etme çabaları söz konusuyken Kürt sorunu da büyümeye, dengeleri değiştirmeye devam etmektedir. Evet, her ne kadar Kürt Sorunu yok sayılsa da temelde yok sayılan Kürtlerin varlığıdır. Varlığı, dili, temel hakları yok sayılan, yurttaşlığına şerh konulan Kürtler varlar ve her yerdeler. Sorunun özü de işte bu inkâr ve yok saymadır! Bu sorunun önümüzdeki süreçte nereye evirileceği, nasıl şekilleneceği, büyük oranda Türkiye’nin politik tercihlerine bağlıdır. Bundan sonra tercih demokrasi mi yoksa şiddet mi? Bunlar; sağduyu mu hamaset mi? Müzakere mi yoksa çatışma mı olacak? Bilindik yolları seçip gözyaşı ve şiddeti sürdürmek yerine cesaretle az gidilen patikalar tercih edilecek mi hep beraber göreceğiz” diye kaydetti.

‘TARİHTEN SÜZÜLMÜŞ RAFİNE’

Kürt kelimesinin “terör” kelimesi ile eşitlenmeye çalışıldığını, Meclis’te konuşan vekillere sürekli “Anayasa 3’üncü Madde” hatırlatması yapıldığına dikkat çeken Bakırhan, “Bu akıl, bunu iyi düşünmelidir. Biz samimiyetle, tüm birikimimizle bu sorunun çözümüne odaklanmış bulunuyoruz. Çünkü bu ülkede geleceğe, ekonomiye, sosyal refaha, demokrasiye dair ne söylenirse söylensin son kertede bütün problemlerin kaynağında Kürt meselesinin çözülmemiş oluşu yatıyor. Bu, bir iddia değildir. Gören gözler, duyan kulaklar için tarihten süzülmüş rafine bir gerçektir” diye konuştu.

‘ÇÖZMEYEN ÇÖZÜLÜR’

Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siz de biliyorsunuz; geçen birinci yüzyılda 42 başbakan, 12 Cumhurbaşkanı ve sayısız bakan, inkâr ve yok sayma dışında tek bir şey yapmadı, çözüme yanaşmadı ve kaybeden Türkiye halkları oldu. Tarih de gösterdi ki: Kürt sorununu çözemeyen kendisi çözülür. Bir siyaset malzemesi ve kullanışlı bir iç düşman olarak görülen, her ekonomik ve siyasi krizde düşman ilan edilen, her ekonomik krizde Kürtleri inkâr etmek bir işe yaramıyor. Bu artık görülmelidir, bu artık anlaşılmalıdır.

ZARAR ZİYAN BİÇER

2024 Merkezi Bütçesi 11 trilyon civarıyken, bu yoksulluk ve kriz koşullarında bunun yüzde 10’unun savaşa ayrılmış olması nasıl açıklanabilir? Verdiğimiz her 100 lira verginin 10 lirası bu halka şiddet ve baskı olarak dönüyor. Bu nasıl izah edilebilir, hangi vicdan bunu kabul edebilir? Barışın maliyeti yoktur ama savaş, şiddet, çatışma maliyetlidir. Bakın size bir örnekle bunu açıklayayım: 2022 yılında Rusya ile Ukrayna arasında bir savaş patlak verdi. Türkiye bu savaşta ne bir cepheye sahipti ne de koruması gereken bir sınırı vardı. Buna rağmen bu savaştan Türkiye’nin zararı 8 milyar dolar oldu. O halde sormak gerekiyor: 40 yıldır, doğrudan yürütülen ve her bakımdan kayba neden olan bir çatışmanın ekonomik olarak yarattığı yıkımın maliyeti nedir? Kürtçe’de bir söz vardır… Tencereye ne koyarsan onu yersin. Bugün halkın boş tencerelerine ‘merminin fiyatını biliyor musun?’ denilerek çirkin gerekçeler üretenlerin verdiği zarar bundan ibaret değil, maalesef bu yoksul halkın pişirdiği dert, yediği ise kandır, acıdır. Unutmayın ki, savaş eken, zarar-ziyan biçer.

TECRİDE VE AÇLIK GREVLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Kürt sorunu çözülmedikçe Türkiye halklarının barışçıl ve huzurlu bir geleceğinin olmayacağı nettir. 21. yüzyılda Kürt sorunu ve bu sorunun çözümünün güncel adına dönüşen Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, tüm yakıcılığıyla gündemdedir. Mutlak tecridin kalkması için hukuki ve meşru taleplerle cezaevlerindeki binlerce tutsak şu anda açlık grevindedir. Biz bir kez daha herkesi aklı selime davet ediyoruz. Demokratik çözüm ve darbe mekaniği arasında sıkışan anlayışı, demokratik çözümde uzlaşmaya çağırıyoruz. Yüzyıl önce bu kürsülerden ‘Kürt yoktur’, ‘Türk olmayanların görevi hizmetkârlıktır’ diyorlardı. Kürt halkı ‘Êdî Bese! Em li virin’ diyerek bu aşamayı geçti. Korku ve tehdit girdabını çoktan aştı! Bugün artık Kürt sorununu bütçeye koyduğunuz 12 cezaevi yapımıyla çözemezsiniz, parti adımıza kafayı takarak bizi durduramazsınız.

ÇÖZÜMÜN KAPILARINI ARALAYALIM

Kürt sorununda çözümsüzlük politikalarınız sürdükçe, emrinizdeki yargıyla yürüttüğünüz Kobanî ve HDP kapatma davası gibi kumpaslar ayağınıza dolanır. Kentlerin yıkımında askere verdiğiniz dokunulmazlık, döner dolaşır darbe girişimi olarak sizi bulur. Yargıtay da bir ceza dairesi de darbe mekaniğini canlı tutmaya heveslenir. Sizin dilinizde haklar suç, barış hakaret, adaletse cezaevi demek oldukça, hiçbir soruna çözüm üretemezsiniz. Ama bilin ki, bu ülkede toprak bile ölümden, zulümden, adaletsizlikten yoruldu. Bu sebeple gelin artık Kürt sorunundan, kutuplaşmadan ve düşmanlaştıran siyasetten nemalananlara bu fırsatı vermeyelim, demokratik çözümün kapılarını aralayalım.

TRENİ KAÇIRMAYALIM

21. yüzyılda Kürt sorunu artık bir tanınma sorunu değil, statü sorunudur. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giriyoruz. Kürt sorunundaki çözümsüzlükten dolayı aynen 90’larda olduğu gibi çürümüş, yozlaşmış ve suçtan ibaret hale gelmiş bu düzende ısrar edenler, etrafımızı saran ve yaklaşan ‘muazzam fırtınayı’ görmelidir. Bugün artık Kürt sorununu Türkiye’nin iç dinamikleriyle çözmemiz gereken bir süreçteyiz. Treni kaçırmayalım! İnanın bu sorunun çözümü başka yerlerde değildir. Kürt sorunu Ankara’da çözülür, Diyarbakır’da çözülür, yeter ki samimiyetle güçlü bir irade ortaya koyalım! Bu bir ‘tarihe geçme’ veya ‘tarih olma’ seçimidir! Gelin yeni bir dille Kürt sorununun demokratik çözümünü sağlayarak ikinci yüzyılda demokratik bir cumhuriyet inşa edelim.

 ALEVİ İNANÇI REDDEDİLİLİYOR

Başta Alevi toplumu olmak üzere, Hıristiyan, Süryani, Asuri Êzidî, Yahudi inançlarına yönelik ayrımcı uygulamalara da cumhuriyetin kurulduğu günden beri karşı durduk, mücadele ettik. Aynı şekilde Demokratik bir İslam’ı da her zaman savunduk. ‘Zulme karşı direnmeyen benim ümmetimden değildir’ sözünden ve Medine Sözleşmesinden hareketle, özellikle Müslüman coğrafyada iktidarların halka karşı uyguladıkları zulüm ve baskılara dikkat çekerek, hak mücadelesini yükselterek; Firavun ve Nemrutların varlığına karşı İbrahimi duruşla ses olmaya çalıştık. Alevi toplumu, Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana sistematik ayrımcılığa maruz kalıyor. AKP-MHP ittifakı da Alevi inancını inkar etmeye devam ediyor.

BELÇİKA KADAR ALANI YOK ETTİ

Doğaya açılan savaş yaşama açılan savaştır. Bu açıdan yeni yaşam iddiası ekolojik bakış açısından ayrılamaz ve çok iyi biliyoruz ki ekolojik bir bakış açısında istikrarın sağlanması demokratikleşmeyle mümkündür. Ama ‘istikrar’ kelimesini tekrarlayıp duran AKP’nin en istikrarlı olduğu konulardan biri ekolojik yıkımdır. Bu iktidar döneminde ekosistemde yer alan ne varsa, denizler, göller, nehirler, dağlar, ovalar, tarım alanları, ormanlar, sulak alanlar hepsi birer enkaza dönüştürüldü. Son yirmi yılda 3 milyon hektar tarım alanı yok edildi. Bu alan öyle bir ilçe, bir köy kadar bir il kadar değildir. Belçika’nın yüzölçümü kadardır. Bu alanları yok ettiğiniz için bugün buğdayı, eti, temel gıda maddelerini ithal etmek zorunda kalıyoruz. 

EKMEĞE MUHTAÇ HALE GELECEĞİZ

Derdiniz toprak gördüğünüz yere beton dikmektir. Beton dikerek rant sağlamaktır. Size soruyoruz: kaç çimento, kaç beton bir dirhem toprağın ve bereketinin yerine geçebilir? Ne ekmeğe ne özgürlüğe çözüm olan bu bütçe hayata geçerse yetersiz beslenen insan sayımız 15 milyondan, 80 milyona çıkacak. Yaşayabilmek için artık öğün sayımızı azaltmak yetmeyecek, ekmeğe muhtaç bir hale geleceğiz. Bu düzen böyle gitmez. Bizler havamıza, suyumuza, aşımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Nerede sebzeyi çöpten toplayan bir yoksul, nerede en basit sosyal etkinliğe dahi katılamayan bir genç, nerede ay sonunu getiremeyen bir emekli varsa, derdini bu parlamentoda dillendirdik, dillendirmeye devam edeceğiz.

ÖLÜM GETİRDİ

Bu ülkenin temel sorunu, kurulduğu günden beri merkezi toplumu dışlayan rejimdir. Bir ülkede küçük bir azınlık bolluk, bereket içinde yaşıyor; nüfusun yüzde 99’u sefalet ve yoksulluk içinde yaşıyorsa orada rejim ve sistem sorunu vardır. 2015 yılında Çözüm Süreci’nin iktidar tarafından bitirilmesi ve 2018 yılında OHAL koşulları altında geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, bu ülkeye ölüm ve açlıktan başka bir şey getirmemiştir. Buzdolabına konan çözüm süreci, OHAL’e dayanan yeni sistem, Türkiye halklarını büyük bir çöküşle karşı karşıya bırakmıştır. Sürekli kriz üreten bu sistemin her şeyi merkeze bağlayan anlayışı, felaketin postacısıdır. Tüm kaynakları merkezden dağıtan anlayış artık dünyada iflas etmiştir. Siirt’in, Tekirdağ’ın, Antalya’nın sorunlarını Saray’dan kaynak gitmesine bağlamak çağ dışılıktır. İlçe milli eğitim müdürünü de, Bakanları da tek bir kişinin ataması bu sistemdeki merkezileşmenin trajedisidir.

ÖZERLİKLİĞE DİKKAT ÇEKTİ

Bu ülkede merkezileşmenin panzehiri, adem-i merkeziyetçiliktir. ‘Milli Kurtuluş’ diye menkıbe yazanlar 1920-1923 yılları arasına bakarsa 1921 Anayasasındaki özerklik gerçekliğini görür. Rejimler halkı kendine uydurmaz, halkın gerçekliğine uygun şekilde yapılır. Hiçbir rejim ve sistem kutsal değildir. İster milli mücadele dediğiniz döneme bakın; isterseniz de daha önceki dönemlere bakın, her ikisinde de bu ülkeyi kurtaran gerçeklik, yerel demokrasidir. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında artık toplumu sisteme değil, sistemi topluma uyumlu hale getiren bir anlayışa ihtiyaç vardır. Bunun adı Demokratik Cumhuriyettir. Demokratik Cumhuriyet çağrısı aynı zamanda tarihsel Türk-Kürt ilişkilerinin demokratik temelde yeniden inşa edilmesidir. Toplumsal hakikatle savaş içinde olan ve sürekli kriz üreten merkeziyetçiliğe karşı önümüzdeki seçim sadece belediye seçimi değildir. Aynı zamanda yerel demokrasi talebini dillendirmektedir. Bu kapsamda, yerel seçimler merkeziyetçi devlete karşı toplumun demokrasi çağrısı olacaktır.

SÖMÜRGE VALİSİNİ İSTEMİYORUZ

Evet, önümüzde bir yerel seçim var. Bizler, kayyımlarla iradesi en fazla gasp edilen, en eşitsiz şartlarda seçimlere katılan, haksızlık ve hukuksuzluklarla en fazla mücadele eden parti olarak bu seçimlere de hazırız! Belediyelerimize kayyım atanırken, ‘şuraya buraya para aktarıldı’ yalanına sarılanları, bölgede tabela partisi haline getirmekte kararlıyız. Herkes biliyor, biz kaynakları halk için kullandık, kayyımlar ise ceplerini doldurmak için. Kayyım rejimi, belediyelerimizden başlayıp tüm Türkiye’ye yayıldı. Biz de önümüzdeki seçimde belediyelerimizden başlayarak tüm Türkiye’de kayyım rejimini ortadan kaldıracağız. Kayyım irade gaspıdır. Kayyım talandır, yolsuzluktur, usulsüzlüktür. Belediyeleri halktan ayıran ve Batı Şeria’da olduğu gibi yükselen utanç duvarları demektir. Atadığınız kayyımların bulaşmadığı suç kalmadı. Kayyıma kayyım atamak zorunda kaldınız. Tarihe geçtiniz. Bir kez daha diyelim. Kayyım Kürt’e atanmış sömürge valisidir. Kürt halkı kayyımlarınızı istemiyor. Demokratik kamuoyu kayyımlarınızı istemiyor.

HALKIN EVİ HALİNE GETİRECEĞİZ

Türkiye halkları, biz sadece kayyımları göndermeyeceğiz. Muş’ta, Şırnak’ta, Ağrı’da, Bingöl’de ve daha birçok bölge belediyesinde hizmetsizlik, yolsuzluk ve ranta bulaşmış belediyeleri de alacağız ve bu belediyeleri halkın evi haline getireceğiz. Türkiye’nin batısında ‘Kent Uzlaşısı’ stratejimizle halkımızı belediye yönetimlerine taşıyacağız. Yol yapmayan, su ihtiyacını dahi gideremeyen, yolsuzluktan geçilmeyen yönetimleri değiştirerek demokratik yerel yönetimler anlayışımızla herkesi buluşturacağız. Bizimle belediyeleri yönetecek olanlar; müteahhitler, sermaye yanlıları, parti bürokratları değil; ilde, ilçede üreten, emek veren, orada yaşayan, sokağını dert eden halktır, halklarımız olacaktır.

YENİ FORMÜL

2019 yılında seçim sonucunu belirleyen ‘Kaybettir-Kazan’ formülünü ‘Kazan-Kazan’ formülü ile tekrar güncelliyoruz. Biz 3. Yol siyasetimizle 2024 yılı seçimlerine de damga vurmaya hazırız. Önümüzdeki seçimler bizim için Demokratik Yerel Yönetimler anlayışımızı Türkiye’nin her tarafına yayma seçimidir. Demokratik Yerel Yönetimler anlayışımızla, örneğin artık deprem olduğunda Beştepe’den talimat gelmesini beklemeyecek, kendi yaralarımıza ilk müdahaleyi kendimiz yapacağız.

‘HERKES KAZANACAK’

Önümüzdeki seçimler sadece belediye kazanma seçimi değildir. Kendimize, dilimize, kültürümüze, kaynaklarımıza sahip çıkma seçimidir. Önümüzdeki seçimlerde biz kazanınca, herkes kazanacak, Türkiye halkları kazanacaktır. Fabrikalarda, işyerlerinde, üniversitelerde, sokaklarda, köylerde, bütün yaşam alanlarında eşitlik, barış, özgürlük, adalet mücadelemizi büyütecek ve mutlaka kazanacağız.”

Diğer başlıklar

21/02/2024
21:33 Şirnex’te ‘Eyşe Şan Dil, Kültür ve Sanat Merkezi’ açıldı
21:29 '8. Yargı Paketi' komisyondan geçti: AYM’nin iptal ettiği fiile çifte cezalandırma
21:14 DEM Parti’li Temelli’den AKP’li Usta’ya: Kürt onlar ‘kökenli’ değil
20:38 Wan ve İstanbul'da anadil konulu panel
20:18 Anadil gününde Metin ve Kemal Kahraman konserine yasak
20:18 'Zafer halaylarını Akdeniz Belediyesi’nde çekeceğiz'
20:13 Farqin: Bir dilin yasaklanması o milleti öldürmek anlamına gelir
19:22 KHK eyleminde 'anadilin önündeki engeller kaldırılsın' çağrısı
18:01 AB’den Rusya’ya yeni yaptırımlar: Listede Türkiye de var
17:56 Kayyımdan seçim hizmeti: Belediye aracıyla AKP bayrakları astı
17:49 ‘Okullarda 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek’ kampanyasına destek
17:29 Anadil Günü’nde Kürtçe konuşan vekilin mikrofonu kapatıldı
17:07 Amed’de anadil yürüyüşü: Kürt dili için mücadele edelim
16:57 Öğrenciler için bir öğün ücretsiz yemek talep ettiler
16:28 Adalet Nöbeti eylemlerinde gündem Dünya Anadil Günü
16:17 Rektörü protesto eden öğrencilere engel
16:05 Türkçe dışındaki dillere dönük yasaklara dair araştırma komisyonu talebi
15:43 Sağlıkçılar 'vergide adalet' talebiyle süresiz eylem başlatıyor
15:41 Kürt meselesinin çözümünde yapılabilecekler konferansta tartışılacak
15:33 21 Şubat Anadil Günü etkinlikleri: Kürtçe resmi ve eğitim dili olsun
15:28 Uluslararası delegasyon: CPT’den cevap istiyoruz
14:40 Licik’te arama faaliyetleri durduruldu
14:34 Emekliler mağduriyetlerinin giderilmesini istedi
13:56 DEM Parti'den UNESCO’ya 6 dilde anadil mektubu
13:54 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon’dan Adalet Nöbeti’ne ziyaret
13:50 89 yaşındaki Barış Annesi Özgen'e konteyner cezası
13:30 BMG’den Abdullah Öcalan için pankartlı eylem: Ayağa kalk!
13:22 Bağımsız Maden İş: Licik’te facia öncesi işçiler çatlak için uyardı, önlem alınmadı
13:19 Hasta tutsak Karagüzel’in infazı 3 ay ertelendi
12:44 Amedspor'u tehdit eden '68 Ergenekon' grubu yöneticisine ceza
12:36 HDP’nin tutuklu eski saymanı Önen tahliye oldu
12:35 Her alanda Kürtçeye yasak
12:04 Gezi Davası'nda Yapıcı, Altınay ve Ekmekçi'nin adli kontrolleri kaldırıldı
12:04 Kürkçüler Cezaevinde ağız içi arama ve tek dozluk ilaç dayatması
11:45 Türkiye ziyaretleri sonrası Duhok'a askeri sevkiyat
11:39 Gözde Apartmanı davasında tüm talepler reddedildi
10:46 Türkiye’nin saldırısında 2 pêşmerge hayatını kaybetti
10:36 Tutsak gazeteci Müftüoğlu için uluslararası kurumlara çağrı
10:19 Silopiya Belediyesi'nden işçilere yüzde 99 ila 116 arasında zam
09:55 KDP’nin alıkoyduğu gazeteciden 120 gündür haber yok
09:54 Tutsak İnedi: Kürtçe dinlediğimizde müdahale ediliyor
09:52 Faciaya dair çarpıcı iddia: İşçiler inceleme yaparken dinamit patlatıldı!
09:38 Demokrasi ve Özgürlük Mitingi'ne çağrı: Faşizme karşı alanlara
09:29 ‘Abdullah Öcalan’a özgürlük’ eylemi 87’nci gününde
09:22 Karadeniz'de konuşulan diller yok oluyor
09:09 DEM Parti İBB adayı Beştaş: Kimseden yana değiliz, kendimizden yanayız
09:06 Dep seçmenleri: Pusulamız DEM Parti
09:03 21 Şubat Anadil Günü: Yasaklar insanlık suçudur
09:01 Bir kadının anadil mücadelesi
09:00 21 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
08:52 Mêrdîn KCK Davası’nda 15 siyasetçiye hapis cezası
20/02/2024
22:09 Adana'da yerel seçim halayları başladı
21:51 KDP, saldırıda yaralananların alınmasını engelledi
21:27 DEM Parti Esenyurt ilçe eşbaşkanları tutuklandı
21:15 ABD 'Gazze’de acil insani ateşkes' talebini veto etti
21:04 DEM Parti, İBB adaylığı için başvuru tutanağını paylaştı: Yolumuz açık olsun
20:26 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon’dan İHD ve DEM Parti’ye ziyaret
19:56 TTB ve SES’ten Meclis görüşülen kanun değişikliğine tepki
19:53 Pîrsûs Katliamı 103'üncü ayında
19:49 Êlih’te seçim startı verildi: Eşbaşkanlık mor çizgimizdir
19:15 DEM Parti'den 'İstanbul için başvuru yapılmadı' iddiasına yalanlama
18:22 DEM Parti’nin Adana Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adaylarından biri netleşti
17:12 DEM Parti Gençlik Meclisi’nden Abdullah Öcalan’a mektup
16:54 Açlık grevleri raporu: Sağlığa erişilmiyor, disiplin cezaları veriliyor
16:38 DEM Parti'den coşkulu büro açılışları
16:30 Nöbet eylemlerinden mesaj: Öcalan için buradayız
16:15 Haber-Sen: Cumartesi zulmüne hayır
16:09 'Eşim beni öldürecek' ihbarında bulunan kadından haber alınamıyor
15:51 ÖGK: Erkek-devlet şiddetine mücadelemizle yanıt olacağız
15:29 DEM Parti'den 3 kentte aday çıkarma kararı
15:20 DEM Parti seçim bürosundaki bayraklar söküldü
14:52 SGDF üyesi Kalender Polat tutuklandı
14:47 'Kürtçe resmi ve eğitim dili olsun' talebi
14:26 Amed Sağlık Platformu: Herkesin anadilde sağlık hizmeti alma hakkı var
14:10 Mersin Emek Platformu'ndan yerel seçimlere ilişkin öneriler
14:08 Avukatlar İmralı’ya gitmek için başvurdu
13:57 Amed'te kaybolan zihinsel engelli Özdemir bulundu
13:27 AKP’nin Elkê adayı Dürmüş aşiretlere baskı yapıyor
12:50 'Hayat enerjisi düşük' gerekçesi ile bir yıldır tahliye edilmiyor
12:45 DEM Parti’den çok dilli grup toplantısı: Dilimiz kırmızı çizgimizdir
12:31 Demirel’e ‘Erdoğan’a hakaretten’ beraat istemi
11:35 İstanbul'da ziyaretlerine başlayan heyet: Abdullah Öcalan serbest bırakılmalı
11:33 Ünye F Tipi Cezaevi’nde yangın
11:27 DEM Parti grup toplantısını Kürtçe yapacak
10:42 ANKA DER üyesi Varlı: Kelimelerimize sahip çıkalım
10:39 DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi serbest bırakıldı
10:31 İran rejimi Kürtçe klip yapan 4 kişiyi gözaltına aldı
10:12 İşçi alım kurasında aynı isim iki defa çekildi
10:10 Ma Music eğitmenleri: Anadilde her şarkı faşizme en büyük darbedir
09:41 Rojnews editörü Ahmet 119 gündür KDP istihbaratının elinde
09:30 Kordu: Maden faciasının sorumlusu iktidar
09:27 Tutsaklar 86 gündür açlık grevinde
09:27 Kürtçe seçmeli dersler: Öğrenci var, öğretmen yok
09:18 Aydın'da tarım arazilerine 6 yeni maden açılacak
09:16 Sûr adaylarının öncelikli hedefi 'hafızayı' korumak olacak
09:09 Dîjle: Kürtçenin eğitim dili olması için mücadele yükseltilmeli
09:07 34 yıldır belediye başkanlığı yapıyor: Oğlum devam etsin!
09:05 Tahliyeye engel gerekçesi: 'Toplumla bütünleşmeye hazır değil'
09:04 Sanatçılar: Toplumsal barış için Kürt sorunu çözülmeli
09:03 Gever'de kayıp yakınları 8 yıl sonra yeniden eylemde
09:02 Rojava Devrimi aynı zamanda 'dil devrimi' oldu
09:00 20 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
08:52 DEM Partili eşbaşkanlar gözaltına alındı
00:56 DBP: Kadın özgürlük çizgisini tartışmak özel savaş saldırısıdır
19/02/2024
22:36 DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi gözaltına alındı
18:38 DEM Parti İstanbul eşbaşkan adayları: Bekle bizi İstanbul, başaracağız
18:33 Wan’da Anadil Gününe dair kitlesel yürüyüş
18:23 DEM Parti'den bilboard çalışması: DEM dema xwebûnê ye
18:17 Cezaevinden çıkan Kırmızı için güvercin uçuruldu
17:28 Maden Suçları Soruşturma Bürosu kuruldu
17:22 Hazine, 31 milyar 596 milyon lira borçlandı
17:15 DEM Partili Aslan Gemlik depremi sonrası Öcalan hakkında bilgi istedi
16:47 Hakan Fidan, Haşdi Şabi Heyeti Başkanı ile Ankara'da görüştü
16:40 Wan’dan PKK Lideri Öcalan’a mektup
16:25 DEM Parti’den fuhuş ve uyuşturucuya karşı açıklama
16:16 Birçok kentte DEM Parti rüzgarı
16:05 Adalet Nöbeti'nden kararlılık mesajı: Direniş mutlaka başarıya ulaşacak
16:03 Amed Kürt Enstitüsü’nden ‘anadil’ semineri
15:52 BTS 'mülakatlar kaldırılsın' talebiyle iki koldan Ankara'ya yürüyor
15:39 Beyaz Saray önünde 'Bijî Serok Apo' sloganları
15:37 Manavgat’ta kadın cinayeti
15:15 30 yıllık ağır hasta tutsağın tahliyesi ikinci kez ertelendi
15:00 Amed’e kayyım atayan Erdoğan Ensarioğlu’ndan belediyeyi istemiş!
14:11 'Sağlıkta şiddet yasası istiyoruz'
14:00 Kanun teklifi: Emeklilere yılda 3 defa 11 bin TL ikramiye verilsin
13:44 Amed’de zihinsel engelli bireyden haber alınamıyor
12:56 Afganistan’da heyelan: En az 25 ölü
12:27 Kısa vadede ödenmesi gereken dış borç 226,6 milyar dolara çıktı
11:16 Gemlik'te deprem
11:10 Yaşar Kırmızı 32 yıl sonra tahliye oldu
10:29 Tutsakların eylemi 85’inci günde
10:28 Gazeteci Ahmet’ten 118 gündür haber alınamıyor
10:04 Gazeteci Hesen: Türkiye’nin meselesi PKK değil Kürt düşmanlığıdır
09:55 Oyunculardan yasak tepkisi: Salon olmazsa sokaklarda oynarız
09:51 Bozan: ‘Büyük Özgürlük Yürüyüşü’ bir başlangıçtı
09:40 Göksoy: Kadın odaklı yerel yönetim eşbaşkanlıkla mümkün
09:08 ÖHD’li Özoral: Tecrit sürerken çözümden bahsedemeyiz
09:05 Elbistan'da 9 madenciye 13 yıldır ulaşılamadı
09:03 21 Şubat Dünya Anadil Günü: Kürtçe halen yasak
09:00 19 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
08:59 Önce Kürtçe selam sonra bozkurt işareti
18/02/2024
23:58 ‘Dek û Dolabên Scapen’ oyunu sahnelendi
23:28 Halkevleri'nden MA'ya basın ödülü
20:00 Zeraq: Dil, bizimle bizden bir parçaya dönüşmeli
19:52 ‘Ölüm Uykudaydı’ oyunuyla açlık grevlerine dikkat çekildi
19:41 İsrail- Hamas savaşında son durum: Can kaybı 30 bine yaklaştı
19:33 Irak’tan tazminat ödemeyen Türkiye hakkında yeni bir dava
19:28 Hadi Amiri’nin 2 akrabası öldürüldü
17:57 Riha’da bir kadın katledildi
17:47 ‘Dünya Anadil Günü’ paneli: Türkiye’de dilsel bir soykırım yaşanıyor