Kadın Sığınakları Kurultayı sonuç bildirgesi açıklandı

  • kadın
  • 19:48 7 Aralık 2022
  • |
img

İZMİR - 25'inci Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede kadına yönelik şiddetin iktidarın aileyi kutsayan politikalarından kaynaklandığı vurgulandı.

Rosa Kadın Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 25'inci Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Amed'de “Aile odaklı devlet politikaları kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadeleyi nasıl güçsüzleştiriyor?” başlığıyla gerçekleştirilen kurultaya birçok ilden 310 kadının katılmıştı. Kurultayın sonuç bildirgesi İzmir Kadın Dayanışma Derneği binasında düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Sonuç bildirgesini Zeynep Tuna, Gülseren Demir, Müzeyyen Alpşen, Sevda Türkdoğan, Kısbes Seyhan Aydın, Ayla Erdoğan, Seher Gündoğan okudu.

Kadın kazanımlarına dönük saldırıların arttığı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı alınması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinden giderek uzaklaşıldığı belirtilen bildirgede, özellikle son dönemde yapılması planlanan anayasa değişikliğine yönelik tartışmalarında ailenin tanımı üzerine yoğunlaşmasının, devletin bu konuya yaklaşımının açık bir göstergesi olduğu aktarıldı. Devletin sorumluluğunun kadınları aile içerisinde maruz kaldıkları şiddete karşı korumak olduğu kaydedilen bildirgede, "Kadınları aileye indirgeyen, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini normalleştiren, LGBTİ+ karşıtı politikalar üzerine kurulan bu yaklaşımı neredeyse tüm politika ve uygulamalarda ana akımlaştırmaya çalışan ve nihayetinde kadınları şiddete mahkum eden aileci politikalara itirazımız var. Kadınların şiddet gördüğü aileyi ne olursa olsun kutsal kabul eden yaklaşımın yargı kararlarında kendini gösterdiğini, kadına yönelik şiddet suçlarının cezasızlıkla sonuçlandığını ya da aile mahkemelerince kadınlar aleyhine kararlar alındığını görüyoruz” ifadeleri yer aldı.

KAYYIM POLİTİKALARI

Kadınların yoksullukla cebelleşirken bir diğer yandan ev işleri ve bakım yüküyle baş etmek zorunda kaldığı vurgulanan bildirgede, "Şiddetten uzakta kendi hayatlarını kurmak için ihtiyaç duydukları kaynaklara erişemiyorlar. Yerel yönetimlerin sunduğu destekler kadınların hayatlarında önemli değişimler yaratabiliyor fakat pek çok belediyede kadından yana yaklaşımı görmekte güçlük çekiyoruz. Kürt illerinde ise kayyum politikalarının kadına yönelik şiddetle mücadeleyi olumsuz etkilemeye devam ettiğini kadınların ve kadın örgütlerinin deneyimlerinden görüyoruz. Kadınlara dayatılan aile odaklı-aileci ve kadın düşmanı politikalara karşı Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde mücadeleye devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.

TALEPLER SIRALANDI

Sonuç bildirgesindeki başlıklar ve talepler ise şu şekilde sıralandı:

“*Hukuksuz bir şekilde alınan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı iptal edilmeli ve İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden imzacı olunmalı.

* Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın adı değiştirilerek, ‘Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı’ olmalı.

*Devlet sığınaklarının ve ŞÖNİM’lerin işleyişinde ve denetiminde kadın örgütleri de söz sahibi olmalı ve denetim mekanizmalarına dahil edilmeli. Bu kurumlarda kadın bakış açısına sahip kişiler çalıştırılmalı ve çalışanlar ile şiddet alanında çalışan kadın örgütleri arasında düzenli toplantılar yapılmalı ve şiddet verileri paylaşılmalı.

*Sadece şiddete maruz kalan kadınlara hizmet sağlamak üzere uzmanlaşmış destek sağlayan, 7/24 ulaşılabilir bir telefon hattı oluşturulmalı. Hattı yanıtlayanlar sadece polise ya da başka kuruma yönlendirme işlevi görmemeli, kadının ihtiyaç duyduğu bütüncül desteği sağlayabilmeli.

*12 yaş üstü oğlan çocuklarının sığınaklara kabulünü engelleyen yönetmelikteki ilgili madde tüm çocukların cinsiyetleri fark etmeksizin sığınaklara kabulünü mümkün kılacak şekilde değiştirilmeli. Sığınakta yaşaması mümkün olmayan kadın ve çocuklar için yönetmelikteki ev desteği de fiili olarak sağlanmalı.

YEREL YÖNETİMLERİN SORUMLULUKLARI

*Kolluk kuvvetleri ve adli mekanizmalar 6284 kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerin gereğini yerine getirmeli. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbirlerin takibi kolluk kuvvetleri ve ŞÖNİM tarafından yasal mevzuata uygun şekilde yapılmalı, tedbirleri ihlal edenler hakkında şikayet süreci işletilmeli. Şiddet uygulayan aile üyeleriyle işbirliği yapma, kadınları faille barışmaya zorlama, tutanak tutmama, suç duyurusunu işleme almama, darp raporu vermeme gibi kötü uygulamalar cezalandırılmalı.

*Adli yardıma başvuran şiddete maruz kalmış kadınlara belge istenmeden hızlıca avukat atanması yapılmalı, kadının bilgilerinin gizliliği ilkesine önem verilmeli. Aynı şekilde şiddete maruz kalmış kadınların, mülteci ve LGBTİ+ olarak ayırt edilmeksizin eşit biçimde adalete erişebilmesi için adli yardımdan dava alan avukatlara özel meslek içi eğitim verilmeli, süpervizyon almaları sağlanmalı. Atama listesinde sadece kadın avukatlar olmalı ve şiddet konusundaki yaklaşım ve çalışmalar standartlaştırılmalı.

*Yerel yönetimler kadına yönelik şiddetle mücadele için uzmanlaşmış sosyal hizmetler sunmayı önceliklendirmeli. Sığınak açması gereken belediyeler sığınak açmalı ve buna göre personel istihdam etmeli. Nüfusu 100 bini geçen belediyelerin sığınak açma yükümlülüğüne benzer şekilde, nüfusu ne olursa olsun her belediyenin kadın danışma merkezi olması gerekliliği mevzuata eklenmeli. Her belediye kendi yerelinde şiddete maruz kalan kadınların erişebileceği mekanizmaların bilgisinin yaygınlaştırılması için görünürlük çalışmaları yapmalı.

*Yerel yönetimler kadına yönelik şiddetle mücadelede aile odaklı politikaların etkisini azaltacak toplumsal cinsiyet eşitsizliğine duyarlı somut adımlar atmalı, alanda çalışma yürüten bağımsız kadın ve LGBTİ+ örgütleri ile etkin işbirlikleri geliştirmeli, stratejik planlarının ve yerel eşitlik eylem planlarının oluşturulmasında bu örgütleri aktif olarak dahil etmeli. Bu planlamalarda mutlaka kadına yönelik şiddetle mücadele özelinde bütçe ayrılmalı. Özellikle sığınak ve dayanışma merkezi çalışanlarının Kurultaylara katılımları politik olarak desteklenmeli, engellemelerin önüne geçilmeli ve katılım için bütçe ayrılmalı.

*Kürt illerinde kayyım uygulamalarının yerel yönetim sistemi içerisindeki kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarını tamamen ortadan kaldırdığı görülmektedir, bu uygulamalara son verilmeli.

*Çocukların evlilik yoluyla istismarı konusunda çocuğu evliliğe zorlayan aileye, kişilere, evliliği gerçekleştiren memurlara cezai yaptırımlar uygulanmalı ve Medeni Kanun’da evlilik yaşı 18 yaşına yükseltilmeli.

* Çocuk istismarının önlenmesi ve istismara uğrayan çocuklara bilinçli ve etkin bir şekilde destek verilmesi amacıyla kurulan Çocuk İzlem Merkezleri yönetmeliğe uygun şekilde işlemeli, bu merkezlerin kapasiteleri ve sayıları arttırılmalı, ifade alma süreci tek elden ve hızlı bir şekilde yürütülmeli.

* Göçmen çocuklar dahil tüm çocukların doğrudan başvurabileceği ve destek alabileceği 7/24 çalışan bir acil yardım hattı olmalı.

* Babası tarafından şiddete ya da istismara maruz kalmasına rağmen babasıyla görüş kararı verilen çocuklar, çocuk teslim merkezleri üzerinden babaya teslim edilirken merkezde bulunan uzmanların görüşü dikkate alınmalı ve uzmanların uygun bulmadığı durumlarda çocuğun şiddet uygulayana teslimi engellenmeli.

* Kadınların cinsel şiddete dair hizmet aldığı baro, hastaneler, aile ve toplum sağlığı merkezleri, okullar, sosyal hizmet merkezleri ve adliyeler başta olmak üzere tüm kurumlardaki ilgili çalışanlar cinsel şiddet ve cinsel şiddetin etki ve dinamiklerine dair bilgi sahibi olmalı. Bu kurumlar kadından yana bakış açısı ile çalışmalı.

ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE

* Cinsel şiddet konusunda bütüncül ve uzmanlaşmış desteği bünyesinde toplayan ve önleyici çalışmalar da yürüten, acil ve kısa dönem desteğin yanı sıra uzun süreli sosyal destek veren, acil tıbbi ve adli müdahale desteği verebilen, uzman personelin çalıştığı tecavüz kriz merkezleri/cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmalı, bu kurumların nasıl çalışması gerektiğine dair, kamu kurumlarının yanı sıra kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin da dahil olduğu çalışma grupları kurulmalı.

* Cinsel şiddet sonrası hukuki, sosyal, sağlık, ruhsal alanlarında destek veren tüm kamu kurumları bu süreci birbirleri ile koordinasyon içerisinde yürütmeli. Cinsel şiddet sonrası verilen tüm destekler içine psiko-eğitim ve psikolojik ilk yardım da dahil edilmeli. Verilen destekler şiddetin dinamiklerine hakim ve feminist perspektifle çalışan kadınlar tarafından sağlanmalı.

* Cinsel şiddet ile ilgili şikayet sürecinde kadının beyanı esas alınarak soruşturma süreci başlatılmalı, soruşturmaya başlaması için somut delil aranmamalı, etkin soruşturma yürütülmeli. Delil olması durumunda, fiziki ve ruhsal deliller şiddetin etki ve dinamiklerine dair deneyimli olan kolluk ve sağlık profesyonelleri tarafından nitelikli bir şekilde toplanmalı ve raporlanmalı, şiddete maruz kalanın ifadesi yalnızca bir defa alınmalı, tekrar tekrar ifade vermek zorunda bırakılmamalı.

* Şiddet davalarında arabuluculuk sistemi olamayacağı ve boşanma davalarında arabuluculuğun yasak olduğu bilgisi yaygınlaşmalı. Ayrıca kadın, arabulucu istemediğini talep ederse arabulucu tarafından kesinlikle aranmamalı ve ikna edilmeye çalışılmamalı.

* Nafaka ve velayet taleplerinden istenen belgelerin temini gibi boşanma davasının süresini uzatan, tedbir ve nafaka kararlarında kadınları zorlayan aile bütünlüğü odaklı uygulamalar ortadan kaldırılmalı.

*  Yaşadıkları şiddet sebebiyle kadınların çalışma hayatının olumsuz etkilenmesinin önüne geçen düzenlemeler iş sözleşmelerine eklenmeli, işyeri davranış kuralları oluşturulmalı. Kadın personellere yönelik erkek şiddeti söz konusu olduğu durumda kadının yerinin değiştirilmesi ya da iş akdinin sonlandırılması gibi kadına yönelik düzenlemeler değil faile yönelik yaptırımlar uygulanmalı.

* Şiddete maruz kalan kadın iş yeri değişikliği talep ediyorsa somut delil aranmaksızın talebi yerine getirilmeli.

* Kamu görevlileri veya nüfuzlu kişilerin fail olduğu şiddet olaylarında, failin ve/veya başvurulan idari/adli mekanizmalarda çalışanların (mağdur suçlayıcı, ırk, inanç, yaşam tarzı, düşünce biçimi gibi insani değerlere ve kişilik haklarına dönük) nefret söylemi ve şiddet içeren yaklaşımları cezalandırılmalı.

* Devletin aileyi koruma adı altında kadınları ve LGBTİ+’ları hedef gösteren, 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasının önüne geçen, yasayı uygulamaktan sorumlu olan kamu aktörlerinin kanaatini kadınlar aleyhine etkileyen, şiddeti meşrulaştıran politika ve söylemlere, kadın ve LGBTİ+ örgütlenmelerine yönelik polis ve yargı tacizine, baskı, çıplak arama gibi şiddet ve tutuklamalara son verilmeli.”

Diğer başlıklar

18:42 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon: İmralı sistemi lağvedilmeli
18:09 HDK Kadın Konferansı: 21’nci yüzyıl kadın yüzyılı olacak
17:32 Sınırı geçmeye çalışırken öldürüldü
17:26 Afyon ve Şakran'da açlık grevi sürüyor
17:04 Hatimoğulları: Her halk anadilinde eğitim görebilmeli
16:46 'Bağımlılığın nedeni özel savaş politikalardır'
16:05 HDP’li İpekyüz: Tecrit yaşamın her alanına yayıldı
15:52 74 yaşındaki Ok tutuklandı
15:26 Avcı’nın taziyesine kitlesel ziyaret
15:20 F Oturumu: Nebioğlu kardeşler serbest bırakılsın
15:15 Colemêrg’te tepki: Karaman’ın tutuklanması kabul edilemez
15:05 Wilson hastası için acil tahliye talebi
15:00 Tecrit, kadın ve özel savaş politikaları paneli: Tecrit kurumsallaştı
14:38 Aram Yayınevi’nin 10 yeni kitabı raflarda yerini aldı
14:37 HADEP'li Tanış ve Deniz’in akıbeti soruldu
14:22 ‘Barış ve adaletin yolu Roboskî’den geçer’
14:11 Dêrîk’teki kazada yaralanan bir kişi daha hayatını kaybetti
14:09 ‘Özgür bir dünya için mücadelemiz sürecek’
14:03 Cumartesi Anneleri Şayık ve Tayboğa’nın akıbetini sordu
13:17 Uluslararası Delegasyon: İmralı model olarak kullanılıyor
12:56 Tiyatroculardan ‘Hazinemiz halkımız’ kampanyasına destek
12:47 İranlı aktivistlerden eylem çağrısı: Alanlara çıkalım
12:44 HDP’li Birol: Ajanlık dayatmalarına papuç bırakmayacağız
12:03 Tanış, Deniz ve Maltu'nun akıbeti soruldu
11:07 Kadın gazetecilere çıplak aramaya takipsizlik kararı
11:03 Şenyaşar ailesi: Talebimiz milyonların talebidir
10:55 Demir: Seçimler için en önemli özne kadınlar
Buldan: Ortak iradeyi demokrasi zaferi ile buluşturalım
10:21 Gazete Duvar Amed’te ofis açtı
09:58 Bir AKP klasiği: Romanlara her seçim öncesi aynı vaatler
09:41 QSD Komutanı Çekjin: DAİŞ ve Türk devleti arasında açık bir koordinasyon var
09:23 Birdal: Emek ve Özgürlük İttifakı aydınlık bir gelecek için fırsattır
09:17 ‘İktidarın erken seçimi gençlerden korktuğunun göstergesi’
09:16 Amed’te toplu ulaşım çileye dönüştü
09:15 Yazar Devecioğlu: Ülke Demokratik Anayasa ile nefes alabilir
09:14 Savcı polis fezlekesini iddianameye yapıştırdı
09:14 Şirnex’te öğrencilere seçmeli ders dayatması
09:13 Wanlı esnaf: Al beşe ver beşe, lanet gelsin bu işe!
09:11 Sömürü ve 'çocuk işçiliğinin' diğer adı: Mesleki ve teknik liseler
09:10 Abdullah Öcalan: Sistemi İngiltere kurguladı, Türkiye icra etti
09:04 Tutuklanan gazeteci Murat Verim'e tek suçlama, 3 dava
09:03 İşkence gören tutuklunun suç duyurusuna takipsizlik
09:01 ‘Ekolojik tarıma yönelerek bu krizden çıkabiliriz’
09:00 28 OCAK 2023 GÜNDEMİ
27/01/2023
23:46 Kudüs’te sinagoga saldırı: 8 ölü, 10 yaralı
22:18 HDP’li vekiller ve Aydeniz’e yönelik dokunulmazlık dosyası Meclis’te
21:12 HDP Gençlik Meclisi’nin konseri yasaklandı
20:50 Raife Kutlak’ın cenazesi ailesine verildi
20:45 Sarım Çayı Havzası’ndaki HES’e karşı ‘hashtag’ kampanyası
19:14 Kadın tutuklular ihlalleri yazdıkları mektup ile sıraladı
18:43 Çakıroğlu davasında karar açıklandı
18:40 Pişmanlık dayatılan tutukluların infazı yakılıyor
18:36 İstanbul’da üç çocuk katledilmiş halde bulundu
18:33 Failin avukatı katliamı meşrulaştırmaya çalıştı: Kan kaybından öldü
18:28 Özel harekat polisi 3 kişiyi öldürdü
18:22 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon’un Amed ziyaretleri son buldu
17:28 Hasta tutuklulara ilaçları verilmiyor
15:53 Sarım Çayını savunmak için ‘Hashtag’ çalışması
15:52 Lokumcu davasında tanıklar dinlendi: Polis özellikle hedef aldı
15:31 Irak’tan bir heyet su sorunu nedeniyle Türkiye’ye gelecek
15:30 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon’dan TBB ve ÇHD’ye ziyaret
15:20 HDP Colemêrg İl Örgütü: Halkımız bayrağı zafere taşıyacaktır
14:58 Sudani Macron ile görüştü
14:56 ÖHD kongresinde tecride dikkat çekildi
14:30 HDP heyeti Demirtaş’ı ziyaret etti
13:58 Tevgera Azadî Eş Genel Başkanı gözaltına alındı
13:54 Çocuğa tecavüz davasında ses kaydı için karar
13:50 Tahran'daki Azerbaycan Büyükelçiliği’ne silahlı saldırı
13:43 İran’daki halk serhıldanı 132’nci gününde
13:28 İranlı oyuncu Tahran’daki film festivalini boykot etti
13:18 Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon temaslarını sürdürüyor
13:11 Emine Şenyaşar hakkında 2 yeni dava
12:55 Delegasyondan Türkiye'ye çağrı: İmralı’da hukukun üstünlüğünü tesis et
12:14 Amed’te ekmeğe zam
12:04 Aileler İmralı’ya gitmek için başvurdu
11:37 AYM Genel Kurulu’ndan notlar: Savcı HDP’yi ırkçılıkla suçladı
11:04 Tecride karşı Adalet Nöbeti 27’nci gününde: Demokratik mücadele sürecek
10:55 HDP: Yıldönümünde Holokost’u anıyor ve hatırlıyoruz
10:46 ‘Amacımız üniversitelere sıkıştırılan öğrenci kimliğini topluma yaymak’
10:43 Geçmişten bugüne Gemlik Yürüyüşleri
10:23 HDP’nin aday havuzunda kimler var?
09:42 Efrînli Mihemed Türkiye’yi BM’ye şikayet edecek
09:09 Hasta tutuklu yakınları: Erdoğan’ın yaklaşımı ikiyüzlülük!
09:08 Demokratik Cumhuriyet Konferansı: Başka bir düzen mümkün
09:03 30 yıllık tutuklunun infazı yakıldı: Öldürme politikası uygulanıyor
09:03 HDK 12’nci Genel Kurulu: Örgütlenip, büyüyeceğiz
09:01 Köylülere baskı: Ağaçları kesmezseniz korucular kesecek
09:01 Polis şiddetinde kovuşturmaya geçilmiyor
09:00 DBP Eş Genel Başkanı Bayındır'a 15 yıla kadar hapis istemi
09:00 Abdullah Öcalan'ın anlatımıyla uluslararası komplo
09:00 27 OCAK 2023 GÜNDEMİ
26/01/2023
23:27 Tutuklu gazeteciler Meclis gündeminde: Her koşulda gerçeği yazacaklar
22:52 İzmir’de Kürtçe müzik şöleni
21:52 Altılı Masa’dan toplantı sonrası ortak açıklama
20:42 Oluç: AYM, Cumhur İttifakı'nın siyasi baskılarına boyun eğmiştir
20:04 Sivas Katliamı davasında katılma talepleri kabul edildi
19:41 ‘Hazinemiz halkımızdır’ kampanyasına yoğun ilgi: HDP halktır
19:09 TGS’den BİGACEM’e destek ziyareti
19:05 Denizli'de şap hastalığı: 26 mahalle karantinada
18:41 Uluslararası heyetten Kürt partilere: Mücadeleniz demokrasi ve insan hakları mücadelesidir
17:33 TTB Başkanı Fincancı: Lokumcu gaz kullanımı sonucu öldü