#MeToo ile sesini duyuran İranlı oyuncu: Rojava’dan öğreneceklerimiz var

  • kadın
  • 09:03 31 Aralık 2021
  • |
img

ANKARA - Maruz kaldığı tecavüz tehditleri nedeniyle İran’dan İspanya’ya göç etmek zorunda kalan ve #MeToo Hareketi ile sesini kazandığını belirten oyuncu Shaghayegh Norouzi, kendisine ilham veren Rojava Devrimi’ni “kadın mücadelesinin başarısı” olarak nitelendirdi. 

 
Kadın mücadelesinin kesintisiz sürdüğü 2021’i geride bırakıyoruz. Farklı kıtalarda ortak sorunlar yaşayan kadınlar, eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyüterek, “21’inci yüzyıl kadın yüz yılı olacak” belirlemesini 2022 yılına taşımayı hedefliyor. Maruz kaldıkları her türlü şiddeti teşhir etmenin ötesinde dayanışmayı ve ortak mücadeleyi de büyüten kadınlar, en baskıcı rejimlere karşı dahi mücadeleyi bırakmadı. İran rejiminin baskıcı, erkek egemen zihniyetine karşı İranlı kadınlar, Me Too Hareketi’ne dahil olarak yaşadıklarını dünyaya duyurdu. 
 
İran’da psikolojik şiddet ve tecavüz tehditlerine maruz kalan oyuncu Shaghayegh Norouzi, İran’da #MeToo Hareketi’ne öncülük eden isim. İran’da 12 yıl boyunca oyunculuk yapan Norouzi, ketten ayrılınca sahne arkasında kadınlara yaşatılan cinsel şiddet ve baskıyı anlatmaya karar verdi ve dünyaca tanınan #MeToo Hareketi’nin aktivistlerinden biri oldu. İspanya’da çalışmalarını yürüten Norouzi, mücadeleye adım atmasını “konuşmaya başladım” şeklinde nitelendirdi, ilham kaynağı ise Rojava Kadın Devrimi oldu. 
 
3 yıl önce göç etmek zorunda kaldığı İspanya’da mücadelesini sürdüren Norouzi ile yaşamını ve verdiği mücadeleyi konuştuk.
 
 
 İran’dan çıkmanıza neler etki etti?
 
Bir kadın olarak aşırı şekilde baskı ve eziyet yaşıyordum. Özelikle iş yerimde. İran’dan, kadına yönelik baskı nedeniyle çıktım. İran gibi baskıcı bir ülkeden çıkmak her kadının hakkıdır. Kadınlar toplumsal bir gruptur ki dışarı çıkma hakları var. Yani oradaki kadına karşı şiddetin kendisi göçmek için yeterli bir sebepti.  
 
Özellikle iş yerinde yaşadığınız baskıya vurgu yaptınız, İran’dayken oyunculuk yapıyordunuz, kamera arkasında kadılara neler dayatılıyor?
 
 İran Hükümeti itaat eden ve kimliği olmayan bir kadın modeli istiyor ve bu imajın yükü kadın oyuncuların sırtına yükleniyor. İran’da oyuncu olmak istiyorsanız bu yalanı temsil etmek sizin göreviniz oluyor.
 
En önemli mesele, İran Hükümeti itaat eden ve kimliği olmayan bir kadın modeli istiyor. Hükümetin yaratmak istediği kadın imajı yükünün ağırlığı da kadın oyuncuların sırtına yükleniyor. Ama benim gibi birçok oyuncu, bu imaja inanmıyor ve karşı. Yaratılmak istenen imaj, İran’daki kadınların gerçekliğini yansıtmıyor, bu nedenle buna karşı mücadele ettik. Ancak oyuncu olmak istiyorsanız bu propagandalara da boyun eğmeniz gerekiyor ve bu yalanı temsil etmek sizin göreviniz oluyor. Bu, hikayenin en önemli kısmı ama tamamı değil.  Sadece o propagandayı temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda kamera arkasında çok ağır şekilde kadına karşı cinsel şiddet ve cinsel istismar uygulanıyor. Bu da, İran’ın kadın düşmanlığı politikaları yüzünden. Sinemalarda çalışan kadınlara karşı; cinsel saldırı, şiddet, mesleki ve ekonomi üzerinden tehditler yapılıyor. Bu durum İran’da sistematik hale gelmiş durumda. Sistemin de bundan haberi var. ‘Kadın oyuncular erkeklerin kölesidir’ gibi bir algı var ve buna kimse müdahale etmiyor. 
 
 Peki oyunculuğa ilk başladığınızda nasıl sıkıntılarla karşılaştınız ve bahsettiğiniz tehditlerden kendinizi nasıl korudunuz?
 
Evet, kendimden de bahsedeceğim ama öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki biz kadınlar yaşadığımız sistematik cinsel şiddete karşı farklı tepkiler gösterebiliriz. Tüm kadınlardan aynı tepkiyi bekleyemeyiz. Kendime gelince, 21 yaşındaydım ve henüz eğitimim bitmemişti ama mesleği çok sevdiğim için çabaladım ve oyunculuğa başladım. Bir dizinin başrolünde oynadım. İlk deneyimim olarak 7 ay boyunca o dizinin çekimindeydim. Bunları bir kadın olarak durumumu izah etmek, ne kadar kırılgan bir durumda olduğumu anlamanız için anlatıyorum. O işe girmek için birçok sınavdan geçtim. Çok iyi olduğum için kazandığımı düşündüm ki beni seçenler de ‘300 kişi arasından seçildin’ dediler. Ama çekimlerin 3 haftası bitmeden yönetmen, mesleki arkadaşlarımın ötesinde bir ilişki istemeyi hak gördü. Bunu kabul etmedim. Ama bu sadece ‘hayır’ demekle yani bir kelimeyle olmadı. Genç ve mesleki açıdan kırılgan bir kadın için buna ‘hayır’ demek çok zor bir süreçti. Bu teklife karşı ‘hayır’ demek ve direnmek 7 aylık bir dizi çekimi sürecini benim için cehenneme çevirdi.  Sonrasında o yönetmen ve orada çalışan tüm erkekler tarafından mobbinge uğradım, başka yerlerde çalışmamı engellediler. 7 ay içinde psikolojik eziyet hayatımın tamamını etkiledi ve travmaya dönüştü. Hayatımdaki en derin olaylardan biri o 7 aylık çalışma oldu.  
 
Sonra İran’da #MeToo Hareketi’ni başlattınız. Mücadeleyi başlattığınızda İran’daki kadınların tepkisi ne oldu, ifşalar diğer kadınları nasıl etkiledi?
 
Cinsel şiddeti anlatmak dünyanın her yerinde çok zor. Türkiye’de de olduğu gibi. Benden önceleri bazı kadınlar ifşalar yapmıştı ama çok etki etmemişti. Ben bu sorunları yaşadığımda henüz #MeToo Hareketi yoktu. Ben de yalnızdım. Ama o dönemde İran’da gazeteci kadınların yaşadıkları cinsel şiddetle ilgili bir röportaj yayınlanmıştı. Ben de instagram hesabımdan bir yazı yazdım ve işimle ilgili deneyimlerimi anlattım. Yazım çok tepki çekti ve bu konu üzerinde durmaya karar verdim. Yeni yurt dışına çıkmıştım. İnstegram hesabımdan, tüm kadınların mesleklerinde yaşadıkları cinsel şiddetleri bana yazmalarını istedim. Birkaç ay boyunca kendi instegram hesabımdan birçok kadının hikayesini yayınladım. İfşaları, hesabımdan paylaştığım dönmede İran’da bazı haberler de çıkmaya başladı. Sinema içerisinde çalışan ama çok ünlü olmayan kadınlar kendi instegram hesaplarından yaşadıklarını ifşa etmeye başladı. Yani İran’da #MeToo Hareketi ilk başta kadınların özel hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla başladı.  
 
Bu hareketlerle yavaş yavaş #MeToo dalgası başladı ve ben de ‘me_too_ movement iran’ isimli ayrı bir sosyal medya hesabı açtım, kadınlarla çalışma yürüttük. Büyüyen bu hareket, bir dayanışma grubuna dönüştü. Hem bu sayfanın arkasında çalışan kadılar hem de İran’dan gönderilen hikayeleri yazan kadınların bir dayanışma grubu. Sayfa hala aktif ve 2 binden fazla ifşa hikayeleri yayınlandı. Bu ifşalar, kendi kimliği ve kimliği belli olmayanlara ait ve hikayelerin bazıları çok güçlü olan erkeklere dairdi. Halkın onları tanıması için gerekiyordu. Bu hikayelerin birçoğu normal sıradan kadınlar tarafından anlatılıyordu. 
 
Şuan İspanya’da neler yapıyorsunuz? Oyunculuğa devam edebiliyor musunuz?
 
Hali hazırda tüm zamanımı #MeToo için harcıyorum. Bu şekilde sesimi geri aldığımı hissediyorum. Metoo içinde başka kadınlarla iş birliği yapmak, birlikte çalışmak ve kadın dayanışması, benim hiçbir zaman hiçbir yerde bulamadığım içimdeki boşluklarımı dolduruyor. Oyunculuk açısından yeni yeni küçük işlere de başladım. Ama oyunculuktaki yaratıcılığımı şimdi tamamen #MeToo için kullanıyorum. 
 
Kadın dayanışması hayatınızı nasıl etkiledi ve size güç veren ne oldu? 
 
Cinsel şiddetin kendisi çok zor. Mağdur olanı suçlama kültürü ifşaları da zorlaştırdı. Dayanışma grubu, grupça hareket etmek bana güç verdi. 
 
Dayanışma grubu, grupça hareket etmek bana güç verdi.  Karşılıklı destek. Çünkü bizim için cinsel şiddeti anlatmak çok zor. Cinsel şiddetin kendisi çok zor ve bundan bizim hiçbir suçumuz yok. Mağdur olanı suçlama kültürü ifşaları da zorlaştırdı. Ama cinsel şiddet de ifşa edilerek, karşı çıkılabilir. Mağdur olanı suçlayan anlayışa karşı bu ifşaları ve buna karşı çıkmanın ne kadar önemli olduğunu anlamamız gerekiyor. Bizim. Başka kadınlar da gelip ifşa ediyor. Yapmamız gereken iş budur. Bu mücadeleyi de  #MeToo Hareketi çok güzel yapıyor. 
 
* Kendi itirafına göre İran’da 10 yıl boyunca 300’den fazla kadına tecavüz eden Keyvan İmamverdi isimli erkek de #MeToo Hareketi sayesinde ifşa oldu ve hakkında dava açıldı. Bu dava, İran’da ifşalar üzerine açılan ilk dava mıydı? Gelişmeleri anlatır mısınız? 
 
Evet, çok sayıda kadına tecavüz eden Keyvan İmamverdi ile ilgili ifşalar oldu. Keyvan İmamverdi, aydın kimliğini kötü amaçları için kullanıyordu. İran’daki aydın toplumu da şuana kadar ifşa olanlara karşı hiçbir tepki göstermedi ve sorumluluk kabul etmedi. Bu çok acı bir şey. Keyvan İmamverdi de o toplumdan biriydi. Hakkında yapılan ifşalar sel gibi gelmeye başladı. Bu #MeToo Hareketi’nin ifşalarındandı. Davaya dönüşen ilk dosyalarından oldu. Tecavüze uğrayanlardan biri bize yazdı ve çok ağır şekilde tecavüze uğradığını anlattı. Ardından 6 kişi daha yazdı. Bazıları da başka feminist sayfalara gönderdi. Hepsini bir araya toplarsak 20’den fazla ifşa vardı. Bu dosya, yargı sistemimizin kadınların şikayetlerini kabul ettiği tek dosya oldu. Bu kadınların çok iyi bir avukatları var. Onun vasıtasıyla biz de bu dosyayı takip ediyoruz. 
 
Kadınların yaptıkları ifşaların ardından mı yargı harekete geçti yoksa kadınların resmi olarak şikayet etmeleri mi gerekti?
 
Başta kadınların ifşaları İran yargısının tepkisine neden oldu. İran’da ilk kez ifşalar yargının dikkatini çekti. Ardından kadınlar sosyal medya aracılığıyla birbirlerini buldu ve bir kadın avukata gittiler. Avukat da tüm dosyaları toplayıp savcılığa şikayette bulundu. Keyvan İmamverdi tutuklandı. Yargılaması devam ediyor. İran’da yasa sadece bir cinsel suçu tanıyor o da tecavüzdür. İspatlanırsa da cezası idamdır. Keyvan İmamverdi için de idam isteniyor. Ama idam cezası bu ifşaları yapan şikayetçi kadınların bir açıklama yapmasına sebep oldu. İfşa eden kadınlar, aynı zamanda idama da karşı olduklarını beyan etti ve idam yerine hapis cezasının verilmesini istediler. 
 
Yıl boyunca birçok ülkede kadınlar #MeToo Hareketi sayesinde başlarına gelen her türlü şiddeti ifşa etti. Yıl boyu sürdürülen hareket aynı zamanda ülkeler arası kadınların birbiriyle bağ kurmasına da neden oldu. İranlı kadınlar, dünya kadınlarıyla mücadelelerini ortaklaştırabildi mi?
 
Başka kadınlarla ilişkimizi daha çok güçlendirmek istiyoruz. Ama ne yazık ki İran’ın kadınlarıyla ilgili her türlü sıkıntı çok zayıf bir şekilde yayımlanıyor. Bizim sesimiz çok zayıf. Ama grubumuz dünyanın başka yerlerindeki kadınlarla bağ kurmak için çok çabalıyor. Uluslararası #MeToo gruplarıyla ilişki kurabildik. Türkiye’den de feminist hareketlerle bağ kurabildik, ilişkimiz de iyi gidiyor. Afganistan’daki hareketlerle de ilişki kurmaya çalışıyoruz. Bazen onların #MeToo aktivistlerinin yazılarını, haberlerini yayınlıyoruz. Bunun için çok çabalıyoruz. 
 
#MeToo Hareketi ile bir kez daha gördük ki tüm dünyada kadınların yaşadıkları ve verdikleri mücadele birbirine benziyor. Tam da bu noktada uluslararası kadın mücadelesinin daha yükselmesi gerektiğine dair neler söylemek istersiniz?
 
Erkek egemenliğinin yapısı çok çelişkili ve bu yapının çok enteresan mekanizmaları var. Bu yapı çok güçlü ve araçsaldır. Erkek egemen yapı, kadınlar üzerindeki baskısını oluşturduğu sahte kadın kimlikleriyle sürdürmek istiyor. Öyle ki kadınların birbiriyle yarıştığını, birlikte hareket edemediklerini, bir sorun varsa suç kadındadır, kadınlar güçsüzdür…Buna benzeyen birçok uzun sahte tanımlar sayabiliriz. Ama önemli olan şu ki bu tanıtımlar üzerinden bize baskı kuruluyor. Kontrol altına alınıyoruz. Buna karşı yapacağımız ise bu sahte imajı kırmak. Yaratılan bu imaj üzerine çizik atmak. Bunun da tek bir yolu var feminist ilkeler ve sorumluluklarla başarabiliriz. Bu ilkeler ki kadınların birbirine nasıl davranması gerektiğini belirliyor. Kullanılan kavramların düzeltilmesi konusunda da ısrarcı olmalıyız. Örneğin; bir tecavüz olayında sadece tecavüzcü suçludur. Mağdurun da suçlu olabileceğini hiçbir şekilde kabul etmemeliyiz. Erkeklere suçumuzun olmadığını anlatmak yerine enerjimizi asıl sorun üzerine odaklamalıyız. Bu şekilde cinsel şiddeti durdurabiliriz. Kadınlar olarak birbirimizi savunmamız, birbirimizin sesi olmamız gerekiyor. Elimizde olan imkanları başka kadınlarla da paylaşmamız gerekiyor. Ancak bu şekilde birbirimizle dayanışma kurabiliriz. 
 
Bahsettiğiniz mücadele örneklerinden biri fiili olarak Rojava’da yaşatılıyor. Rojava’daki kadınların devrimiyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Size ilham veren noktaları oldu mu?
 
 Rojava, bir kadın savaşıdır, mücadelesidir ve başarısıdır. Bu yüzden ilham kaynağı. Onlardan öğreneceklerimiz var, çeşitliliği simgeliyor. 
 
Evet evet tabi ki ilham kaynağı oldu. Rojava’daki durum bize, kadınların direnişinin ne kadar kurtarıcı olduğunu gösterdi. Savaşı başlatan erkeklere kıyasla kadınların farkını da gösteriyor. Rojava’daki kadınların direnişinde  feministlik ilkeler de var. Onlardan öğreneceklerimiz var. Örneğin; Rojava’daki dayanışma çok çeşitliliği kabul etmiş bir hareket. Rojava çeşitliliği simgeliyor. Rojava devrimi, kadınların erkeklerin gericiliğine karşı direnişin simgesi. Kadınlar şunu anlatmak istiyor; ‘Erkeklerin gericiliğine karşı direnişimiz silahlanacak kadar ciddi. Ama aynı zamanda benim direnişim barışla, çeşitlilikle, çok kültürlülükle, farklı mezhepler arasında bir dayanışma ve birliktelik kuruyor.’ Tüm kadınların istediği de budur. Rojava, kadınlar için ilham kaynağı. Kürt kadınlarla bu konuda konuştum. Rojava’daki kadınlar da ilk başlarda o kadar güçlü değiller. Rojava’daki Kürt kadınlar, Kürt erkeklere karşı da çok fazla mücadele ettiler, bu gücü kazanabilmek için. Bence Rojava, bir kadın savaşıdır, mücadelesidir ve başarısıdır. Bu yüzden ilham kaynağı. 
 
MA / Zemo Ağgöz 
 

Diğer başlıklar

21/05/2022
23:05 ‘Asimilasyonlara karşı dilimizi konuşalım’
22:57 Türkiye’nin Başika üssüne füzeli saldırı
21:47 Koronadan 3 kişi daha hayatını kaybetti
21:14 Kılıçdaroğlu: Kürtçe müziğe tahammül edemiyorlar
20:34 İlham Ehmed’den Türkiye'nin saldırına tepki
20:21 Kadınlar: Erkek yargının karşısındayız
20:15 Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı açlık grevi eylemi
20:01 HDP Kadın Konferansı’nın ilk günü sona erdi
18:47 Dağ: Gençlik bu sisteme karşı en büyük mücadeleyi veriyor
18:42 ‘Diyanet eliyle din zorbaların temsilcisi haline getirildi’
18:03 YNK: Türkiye'nin saldırıları durdurulmalı
17:10 Dersim’de Kadın Çalıştayı
17:05 Erdoğan, Anderson ve Niinistö'yle görüştü
16:49 Mahmur’da SİHA saldırısı yürüyüşle protesto edildi
16:32 Çocuğa tecavüz eden fail tutuklandı
16:30 Yenikapı’da Çerkes Soykırımı anması: Soykırım tanınmalı
16:00 HDP Gençlik Meclisi: Bizi teslim alamayacaksınız
15:37 Bir haftada karakola 20 asker cenazesi getirildi
15:27 67 yaşındaki KOAH hastası Yılmaz için 'acil tahliye' çağrısı
15:14 Verem hastası tutuklu için tahliye çağrısı
15:02 Arabanın çarptığı çocuk yaşamını yitirdi
15:00 Emekçiler: KHK'ler gidecek biz kalacağız
14:44 Tutuklu yakınları bir araya geldi: Mücadeleyi büyütelim
14:33 'Erdoğan gerçekte ne istiyor?'
14:30 ‘İktidar varlığını zorbalıkla sürdürüyor’
14:23 Kayıplar haftasında denize karanfiller bırakıldı
14:11 Cumartesi Anneleri: Hakikatin taşıyıcısı olmaktan vazgeçmeyeceğiz
13:58 BASK-DER kongresinde tecride karşı mücadele çağrısı
13:52 Mahmur’da bir araca hava saldırısı
13:41 Hava saldırısında 5 kişi hayatını kaybetti
13:39 İHD Adana Şubesi: Çerkes Soykırımı tanınmalıdır
13:08 Şenyaşar ailesi: Adalet onu isteyenlerin birlikteliğiyle gelecektir
12:57 Kadın işsizliği: Sorun bu iktidarla çözülemez
12:43 Kayıp yakınları: Adalet herkese lazım - YENİLENDİ
12:25 Gençlerin tutuklanması protesto edildi
12:13 Kimyasal silah saldırısında 8 HPG'li yaşamını yitirdi
12:08 TFF’den Amedspor'a ceza
11:02 Cudi Dağı’nda operasyon sürüyor
10:54 Düzce'de 2'si gardiyan 16 gözaltı
10:53 Beştaş: Polisin tutumu katliamlara yol açıyor
10:33 HDP ve HDK'den Çerkes Soykırımı açıklaması
10:32 Buldan'dan muhalefete: Cesur bir demokratik duruş sergile
10:17 Kadıköy Belediyesi’nde 32 tutuklama
09:49 'Sığınmacı projesi Suriyeli kimliğine tehdittir'
09:49 Doktor Şeyma Biran muayenehanesinde katledildi
09:36 Erdoğan'ın ‘kredi müjdesi' fiyatları yükseltti
09:31 Çerkesler anayasal güvence istiyor
09:30 Öcalan için BM’ye ‘acil harekete geçme’ başvurusu
09:15 Polislerden cenaze defni ve taziyeye engel
09:04 Savaşa karşı mücadele çağrısı: Şimdi kadın direniş zamanı
09:03 Hem pêşmerge hem koruculuk yapan Yiğit: Birliğe ihtiyaç var
09:02 Kızılay üniformalı polislerden 'yardım' sonrası ajanlık dayatması
09:02 Cizre kayyımı taşınmazları tek tek devrediyor
09:01 12 yaşında gözaltında katledildi: Faili meçhul değil, faili belli
09:00 21 MAYIS 2022 GÜNDEMİ
20/05/2022
23:49 Metîna'da bir asker hayatını kaybetti
22:51 İzmir'de bir kadın katledildi, biri yaralı
22:11 ‘Elizabeth’ Batman’da tiyatro severlerle buluştu
21:51 HDP'li gençlerin tutuklanması protesto edildi
21:16 HDP Kadın Meclisi: İktidar savaş politikasıyla sonunu hazırlıyor
21:14 Diyarbakır'da 10 kişi tutuklandı
20:20 İzmir gençlik örgütleri: İmralı’da tecrit son bulmalı
20:14 Türkmen'i katleden fail tutuklandı
20:12 HDP’li gençler serbest bırakıldı
19:36 Yıldız’ın cenazesi 6 yıl sonra ailesine teslim edildi
18:41 Askeri operasyon başlatıldı: Kato’dan Besta’ya sevkiyat
18:32 Besta’da ağaç kıyımı sürüyor
18:23 Cizre’de bir kişiye silahlı saldırı
18:14 İhraç edilen KESK’lilerden mücadele kararlılığı
17:46 DİSKİ'nin lağımı tehlike saçıyor!
17:43 ‘15 Mayıs asimilasyonlara karşı bir atılımdır’
17:37 Kadıköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda 124 kişiye tutuklama talebi
17:23 Tutuklu yakınlarından ESP ve TİP’e ziyaret
16:54 Kürt müzisyen Gökçe serbest bırakıldı
16:37 HDP'li gençler gözaltıları yürüyüşle protesto etti
16:35 Van Barosu hizmet binasının açılışı yapıldı
16:16 TÜGVA temsilcisi DBB’de daire başkanı yapıldı
16:10 Adana’da Mayıs ayı şehitleri anıldı
15:54 Kadın sporcuya antrenörden şiddet
15:49 ‘Çelebi’nin katilleri Hewlêr’e kaçtı’
15:39 İsveç hükümeti Kürtlerle ilgili sözü tutmadığı için tehlikede
15:04 HDP’li gençler gözaltıları yürüyüşle protesto etti
14:49 YNK’den Barzani’ye: Ne zaman kardeşlikten bahsederse bir ihanet yaşanıyor
14:24 Kadın katliamları Diyarbakır'da protesto edildi
14:04 BES üyelerine mobbing uygulanıyor
13:24 ‘Söylenecek söz kalmadı, savaşa karşı direniş zamanı’
13:19 Öcalan’ın avukatları, ailesi ve vasisinden görüşme başvurusu
13:11 Cudi’de çatışma, Siirt’ten takviye
13:06 Siirt’te bir gencin cenazesi bulundu
13:06 İzol ailesi Urfa Adliyesi önünde: Sadece adalet istiyoruz
12:48 HDP’den Çerkes Katliamı için kanun teklifi
12:45 Elazığ’da işten çıkartılan gazeteci Akgün: Açlıkla terbiye etmek istiyorlar
12:44 AKPM heyeti Türkiye’de
11:56 Emine Şenyaşar: Çocuğumu bıraksınlar
11:52 Müzisyen Zelal Gökçe gözaltına alındı
11:48 Halfeti'den halklara Öcalan çağrısı: Tecride karşı mücadeleyi yükseltelim - YENİLENDİ
11:33 Amara'da tecride tepki: İmralı kapılarını açın
11:26 ‘Gizli tanık Ulaş’ın ifadesiyle 26 kişi tutuklandı
11:05 55 yıllık pêşmerge: KDP ulusal değerlere ihanet ediyor
11:03 Gola Xizir büyülüyor