Çukurova GÖÇ-DER: Abdullah Öcalan tüm dünya için çözüm sunuyor
MERSİN - Ortadoğu’da artan çatışmalı sürecin yeni göç dalgalarına yol açabileceğine dikkati çeken Çukurova GÖÇ-DER Eşbaşkanı Mehmetali Oral, Abdullah Öcalan’ın sunduğu çözümün sadece Türkiye ve Ortadoğu için olmadığını tüm dünya için olduğunu belirtti.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, bölgede artan gerilim ve çatışmalar yeni göç dalgaları endişelerini de beraberinde getirdi. Göç Araştırmaları Platformu, 7 Mart’ta İran sınırında bulunan Wan’ın Serav (Saray) ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulundu. Heyete yer alan Çukurova GÖÇ-DER Eşbaşkanı Mehmetali Oral, Ortadoğu’daki savaşların yarattığı zorunlu göçlerin etkilerini ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bölgesel savaş riskine karşı “barış ve demokratik toplum” temelindeki çözüm önerilerine ilişkin konuştu.
SAVAŞIN BEDELİNİ İNSANLAR ÖDÜYOR
Ortadoğu’da yaşanan her savaşın bedelini yerlerinden edilen insanların ödediğini belirten Oral, Irak’la başlayan ve Suriye’yle devam eden süreçte milyonlarca insanın yerinden edildiğini hatırlattı. İran’da yaşanan gelişmelerin de benzer bir tabloya yol açma ihtimali taşıdığına dikkati çeken Oral, “Suriye ve Irak’taki tecrübelerimizden kaynaklı olarak İran sınır kapısına gittiğimizde kimi gözlemlerde bulunduk. Şu anda herhangi ciddi bir hareketlilik görmedik. Daha çok giriş çıkış yapan insanlar ticari amaçlı geliyor. Valizlerle girip çıkanlar ya da yabancı uyruklu olup İran’da yaşayan insanların çıkışları söz konusu. Bu taraftan da sabah çıkıp ticaret yapıp gelen insanlar var. Newroz’da İran’da bir ay tatil oluyor ve bu tatil sonucunda İranlılar genelde Wan’a gelip hem turizm hem de ticari alışverişlerini Wan’da yapıyorlar. Ancak çatışmalı sürecin başlamasıyla birlikte Wan’daki esnaflarımız ‘İranlıların gelişi şu anda yüzde 90 oranında eksik’ diyor. Daha önce gelip burada ekonomiye destek olanların sayısı neredeyse yüzde 5-10’lara düşmüş durumda” diye belirtti.
'ÖCALAN'IN ÇÖZÜMÜ ORTADOĞU İÇİN EN DOĞRU YOL'
Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürecin sadece Türkiye sahasıyla sınırlı olmadığının altını çizen Oral, “Abdullah Öcalan, bu yaklaşımını Ortadoğu ile de sınırlandırmıyor. Dünyadaki tüm ülkelerde demokrasi temeli bir sistemden söz ediyor. İran gibi şeriatla yönetilen bir ülkede demokrasinin hayata geçirilmesi mümkün olur mu? Zaten hayata geçirilmediği için şu anda savaşın içine girmiş durumda. Aslında kendi iç barışını sağlamış olsaydı, demokrasisini oluşturmuş olsaydı bugün belki bu çatışmanın içine girmemiş olacaktı. Sayın Öcalan’ın bize sunduğu bu sürecin özellikle Ortadoğu ülkelerinde hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü Ortadoğu’yu kurtarabilecek en doğru yol budur. Bin yıllardır baktığımızda Ortadoğu’da savaşların var olduğunu görüyoruz. Suyun Ortadoğu’da olması, petrolün Ortadoğu’da olması nedeniyle bütün Avrupa ülkelerinin gözü hep burada olmuş ve savaşlar hep burada hayat bulmuştur” ifadelerini kullandı.
Devam eden sürece toplumun tüm kesimlerinin destek vermesi gerektiğini söyleyen Oral, şöyle devam etti: “Bu tür süreçlerde neredeyse bir rejim değişikliğine gidiliyor, yani demokrasiyi getirmeye çalışıyorsunuz. Bu nedenle partilerden odalara kadar, sendikalardan derneklere kadar herkesin buna destek olması gerekiyor. Sayın Öcalan halkı örgütleme konusunda önümüze bir çalışma koyuyor. Bu sürecin halk desteğiyle başarıya götürüleceğini ve daha güçlü, belki de daha demokratik bir ülkenin inşa edilebileceğini düşünüyoruz. O zaman belki toplumsal barış da sağlanacaktır. Bunun için de herkesin elini taşın altına koyması ve bu çalışmayı ciddi bir şekilde yürütmesi gerekiyor. Bizim görevimiz de bu olmalı.”
MA / Abdulkadir Ayten