Nergis tarlaları imara açılıyor, Karaburun’un ekosistemi tehlikede
İZMİR - Tarım arazilerinin imara açılmasına tepki gösteren Karaburun Kent Konseyi Başkanı Mustafa Özer, Nergis çiçeği üretiminin giderek azaldığına dikkat çekerek, “Meralar yok olacak. Buranın kadim kültürünü korumak gerekiyor” dedi.
İzmir’in Karaburun ilçesinde yurttaşların temel geçim kaynaklarından biri olan Nergis çiçeği, imar uygulamaları ile Rüzgar Enerji Santrali (RES) ve Güneş Enerji Santrali (GES) faaliyetleri nedeniyle tehlike altında bulunuyor. Her yıl aralık ve ocak ayları arasında yaklaşık bir aylık sürede hasadı yapılan Nergis için ilçede geleneksel olarak festival düzenleniyor. Bu yıl 16-17-18 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen festivalde sevenleriyle buluşan Nergis çiçeğinin üretimi ise her geçen yıl azalıyor.
Karaburun Kent Konseyi Başkanı Mustafa Özer’in verdiği bilgilere göre, Nergis çiçeğinin yetiştirildiği alanlar Karaburun Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından imara açılıyor.
Karaburun’da çok sayıda endemik bitki türü bulunduğunu belirten Özer, Nergis çiçeğinin ömrünün uzun olduğunu ve doğrudan suya ihtiyaç duymadan yetiştiğini ifade etti. İlçede büyük ölçüde çiçekçilik faaliyetleriyle geçim sağlandığını vurgulayan Özer, şunları söyledi: “Şu anda turizm ve rant nedeniyle doğrudan tarım arazilerinin bulunduğu yerler imara açılıyor. Bu çiçekler gittikçe azalıyor. Nergis Festivali’nin olduğu bir dönemdeyiz. Eskiden sokakların her tarafı Nergis’ti, geçilmiyordu. Ama her sene azalıyor. Bunun ana sebebi, Nergis çiçeğinin üretim alanlarının daralması. Nergis üreticisi, aralık ile ocak ayı arasında, en fazla şubat ayına kadar elde ettiği ürün gelirini, üretim yerini sattığında bir kerede kazanıyor. Bu nedenle üretim her yıl azalıyor. Zaten herkes imara açılmasını istiyor.”
Karaburun’un özel çevre koruma bölgesi olduğuna dikkat çeken Özer, buna rağmen RES ve GES projelerine izin verildiğini belirterek, “Buralar RES’lere ve GES’lere açıldığından mera ve tarım alanlarımız da bununla birlikte yok oluyor. İlçe ciddi bir göç alıyor. Yatırım için gelenler tarlalar satın alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan doğrudan izin alıyorlar. Karaburun Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi de imara açıyor. Birkaç yıl sonra Karaburun’da Nergis Festivali’nin biteceğini tahmin ediyorum” diye konuştu.
EKOLOJİK YIKIM UYARISI
Tarım alanlarının mutlaka koruma altına alınması gerektiğini vurgulayan Özer, Nergis üreticilerinin de bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin tarım arazilerini imara açmaması gerektiğinin altını çizen Özer, şöyle devam etti: “Şu anda öyle bir yasa çıkıyor ki, iki ay içerisinde belediye imar vermezse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı doğrudan imar izni verebilecek. Şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı imar izni verebiliyor. İmara açılan yerler sadece Nergis alanları değil. Tarım alanı olan bir tarlanın içine kocaman bir ev yapılıyor, ‘zeytin işliği’ deniliyor ama zeytinle ilgisi yok. Ruhsatı doğrudan Tarım Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik Bakanlığı veriyor. Bu da buranın tamamen ekolojik yıkımına neden oluyor.”
‘KADİM KÜLTÜRÜ KORUMAK GEREKİYOR’
Nergis ekilen alanların “Özel Çevre Koruma Alanı” statüsünde olmasına rağmen RES ve GES projelerine açıldığını belirten Özer, Karaburun’daki binlerce yıllık zeytin, anıt ve sakız ağaçlarının da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Özer, “Buranın florası ve faunası RES’ler ve GES’ler nedeniyle yok ediliyor. Önümüzdeki dönemde 300 bin adet güneş enerjisi paneli için müracaat var ve ruhsat alınmış. Bu paneller yerleştirildiğinde Karaburun Yarımadası simsiyah olacak. Burada hiçbir şey yaşayamaz. Güneş panelleri, güneşten aldığı enerjinin yüzde 70’ini ısı olarak geri yansıtıyor, yüzde 30’unu kullanıyor. Isı arttığında tarım ve meralar yok olacak, et, süt, peynir yok olacak. Bunun önüne geçmek lazım. Buranın kadim kültürünü korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
MA / Can Kırbaş